06 EKİM
Sektörlerin Gelecek Vizyonları Bilişim Zirvesi´nde Belirlendi! 06 Ekim 2010 Çarşamba / Saat: 14:40 / 628 kez okundu...
Sektörlerin Gelecek Vizyonları Bilişim Zirvesi´nde Belirlendi!

Bu yazıyı beğendiniz mi?

Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen Bilişim Zirvesi'10 açılışı nedeniyle gerçekleştirilen konferansta yönetim ve teknoloji ekseninde dünyanın en etkili düşünürleri, "Dünyayı Nasıl Bir Gelecek Bekliyor" sorusuna cevap aradı. Bu uluslararası organizasyonda Prestij Yazılım'dan yöneticilerimizde katılımcı olarak yer alarak, sektörün geleceğe yönelik trendlerine dair yerinde tespitler gerçekleştirdi.

Wired Dergisi'nin kurucularından Ağ Ekonomisi ve Siber Kültür Uzmanı Kevin Kelly, geçmişte sözel kültürden yazılı kültüre geçiş olduğu gibi, günümüzde de yazılı kültürden görsel kültüre bir kaymanın olduğunu söyledi. Kelly, okuryazar olmaktan çıkıp görsele doğru gidildiğini aktardı. İnternetle birlikte 7 bin günün geçtiğini aktaran Kevin Kelly, 7 bin gün önce teknolojinin bu seviyeye geleceğine dair hiçbir bilginin olmadığını ifade etti. Bilgisayarlara bir şeyler indirilmesi beklendiğine değinen Kelly, "İnternet çok daha farklı oldu. Televizyonlardan da iyi oldu. Batı kültürü genelde kitaplar etrafında çevrili bir kültürdür. Kitaptan ekrana kayma söz konusu oldu. Küçük küçük ekranlar artık her yere kaydediyor. Koltuk arkasında, yollarda, cep telefonlarında her yerde. Ekranların fiyatlarının ucuzlamasıyla birlikte her yerde dev ekranlar görülmeye başladı. Gelecekte daha da çoğalacaklar. Sadece masa üstünde, cebinizde kalmayacak her yerde olacaklar." dedi.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kültürel bir kaymanın söz konusu olduğunu aktaran Kevin Kelly, "Bir kayma söz konusu. Geçmişte sözel kültürden yazılı kültüre bir kayma olmuşsa, şuanda da yazı kültüründen görsel kültüre bir kayma var. İlk başta sözel olandan alfabelere, rakamlara gelindi. Şimdi okur yazar olmaktan, yazıyor çiziyor olmaktan görsele dayandı." diye konuştu.
İvanosyon ve üreticilik konusunda uzman Charles Leadbeater, zirvedeki konuşmasında gelecek yıllarda etkisi her alana yayılacak olan "Bulut kültürü, inovasyon ve kitlesel yaratımın gücü"nü anlattı. Charles Leadbeater, sosyal ağlarda oluşan yeni toplumun kendi kurallarını oluşturacağını savundu. Gelinen noktayı yıllar önce söyleselerdi kimsenin inanamayacağını aktaran Leadbeater, "Örneğin wikipedia, pek çok kaynaktan çok sıyıda fikir geliyor, çok geniş bir kitleye hitap ediyor. Gitgide büyüyen daha dijitale dönen bir dünyaya gidiyoruz." ifadesini kullandı.

Bilgi güvenliği uzmanı olan Kaspersky Lab Üst Yöneticisi (CEO) Eugene Kaspersky, sadece bireylerin değil, ülkelerin stratejik kurumlarının da siber tehdit altında olduğunu kaydetti. ''Dijital Güvenliğin Geleceği: Kaspersky Vizyonu'' başlıklı sunumunda, siber suçluların (hacker) gelecekte adi suçlularla işbirliği içerisinde olacağını söyledi. Teknolojinin ve bilişimin geldiği noktada yeni dünyanın tamamen dijital olduğuna dikkati çeken Kaspersky, bu kadar dijital hale gelen dünyada eğlenceden müziğe, bilgiden mahremiyete kadar her şeyin birbirine bağlı olduğunu ifade etti. Günümüzde artık internetsiz bir hayat düşünülemediğini belirten Kaspersky, ''Bireyler, devletler, kurumlar, küresel ekonomiler tehlike altında. Siber saldırılar zamanla kendi içerisinde evrim geçirdi. İlk başlarda siber magandalar vardı, sonra siber suçlular ortaya çıktı ve şimdi de karşımızda siber savaşçılar var'' yorumunu yaptı. Çevrimiçi saldırıları 6 başlık altında toplayan Kaspersky, çevrimiçi saldırıların küreselleştiğini, artık siber suçluların sınır tanımadığına dikkati çekti.

 -''DİJİTAL PASAPORTLAR OLUŞTURULSUN''-
Eugene Kaspersky, çevrimiçi suçun çok etkili bir hale geldiğine işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Tek bir kötü niyetli yazılım, milyonlarca bilgisayarı etkileyebilecek durumda. Örneğin, KIDO kötü niyetli yazılımı 10 milyon bilgisayarı etkiledi. Çevrimiçi suçlar oldukça organize hale geldi. Çünkü farklı siber suçlular birbirinden farklı faaliyetlerden sorumlu. Artık bir endüstrinin parçasıymış gibi davranıyorlar. Ayrıca, çevrimiçi suç çok karlı bir iş haline geldi. Siber suçlulara gerçekleştirdikleri yasa dışı faaliyetlerden milyonlarca dolar kazanma fırsatı veriyor. Bunun yanı sıra çevrimiçi suçların işlenmesi de kolaylaştı. Hedeflerindeki kişiyle doğrudan temasa geçmeden sadece bir yazılımla çok büyük kar elde ediyorlar. Son olarak, çevrimiçi suç gerçekleştirmek az risk taşıyor. Çünkü bireyleri ve kurumları bu tehlikelere karşı koruyan herhangi bir caydırıcı güç veya siber polis yok. Sadece bireyler değil, ülkelerin stratejik kurumları da siber tehdit altında.''
 
Son zamanlarda gerçekleşen teknoloji facialarını da örnek gösteren Kaspersky, ''2003'te Amerika'da yaşanan elektrik kesintisi, 2008'deki Spainair'in 5022 sefer No'lu uçağının kazası ve çok yakın zamanda yaşanan milli kurumları hedef alan Stuxnet solucanı tehlikenin bir göstergesi'' diye konuştu.
Ülkelerin endüstriyel IT sistemlerinin kontrolüne önem vermesi gerektiğinin altını çizen Kaspersky, ''Bu tehlikelere karşı kullanılabilecek iki sistem bulunuyor. Birincisi; uluslararası siber suçlu soruşturma kurumu oluşturulmalı. Bu, soruşturma ajansı ya da internet interpolü olabilir. İkincisi; dijital pasaportlar oluşturulsun ki devletler dijital dünyada insanların izlerini takip edebilsin'' dedi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, Ar-Ge ve yerli ürün kullanımı konusunda Alcatel, Cisco, Ericsson, Motorola, Siemens gibi dünya markası olmuş tedarikçilerin de büyük işletmecilerin hassasiyetine katılmalarının zamanının geldiğini belirterek, ''Ekosistemlerindeki küçük ve orta ölçekli işletmelerin bilgi ve ürünlerini kendi adlarını kullanarak dünyada pazarladıkları takdirde, hem bu firmalar hem kendileri hem Türkiye kazanacak'' dedi.

Acarer, ''Bilişim Zirvesi'10''un açılış töreninde yaptığı konuşmada, sektörde her geçen gün yeni olanaklar sunabilecek teknolojik gelişmelerin ortaya çıktığını, Ar-Ge faaliyetleri ve Ar-Ge elemanı yetiştirmede önemli düzenlemelerin yapıldığını ifade etti. Bugün gelinen noktada bu konunun artık Türkiye'de ortak bir konsensüs noktası haline geldiğini bildiren Acarer, ilgili kuruluşların tepe yöneticilerinin, bu şartları azami ölçüde yerine getirmek için çok kararlı olduklarını kaydetti.

Türkiye'de Ar-Ge elemanı çalıştırma, yazılım ve donanımda yerli ürün kullanmanın asıl faydalarının 5-10 sene sonra görüleceğini belirten Acarer, şöyle devam etti:
''İnanıyorum ki bundan böyle acil muhabere sistemi gibi ulusal çapta yapılacak ihalelerde, makul ölçüde olmak üzere yerli üretim ve Ar-Ge koşulları hep olacak. Sektördeki küçük ve orta ölçekli firmalar, bundan sonra yapılacak bu tür ihalelerden hep kazançlı çıkacaktır. Acil muhabere Türkiye'de gerekli, ancak Türkiye'de farklı kuruluşlar kendi altyapılarına sahip olmak istiyorlar. Bunun iki sakıncası var. Birincisi zaten bunun için tesis edilen bant teknik olarak bütün firmaların ayrı ayrı altyapı kurmaları için elverişli değil. İki, kendi altyapılarını kurmak isteyen 7-8 çok büyük kuruluş var. Ayrı ayrı altyapılar kurulduğunda, bunlar birbirleriyle dahi görüşemeyecek hale gelecekler.''

Acarer, Türkiye'de Ar-Ge ve yerli ürün kullanımının gelişimi konusunda ise şunları kaydetti:
''Ar-Ge ve yerli ürün kullanımı konusunda Türkiye'de büyük işler yapan, bölge ülkelerine doğru açılan ve büyük sermayelere sahip tedarikçilerin, adlarını da vereyim Alcatel, Cisco, Ericsson, Motorola, Siemens ve benzeri dünya markası olmuş tedarikçilerin de büyük işletmecilerimizin bu hassasiyetine katılmalarının zamanı geldi diyorum. Bu tedarikçiler ekosistemlerindeki küçük ve orta ölçekli işletmelerin bilgi ve ürünlerini kendi adlarını kullanarak dünyada pazarladıkları takdirde hem bu firmalar hem kendileri hem Türkiye kazanacak. Bunlar sayesinde küçük ve orta ölçekli işletmelerimiz kendi ürünlerini çok daha rahat ve güzel koşullarla pazarlayabilirler.''

-''SEKTÖRDEKİ İVMENİN ÇIĞ ETKİSİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ...''-
Düzenlemelerin zamanında ve ihtiyaçları karşılayacak şekilde yapılmaması durumunda ciddi bir kaos ortamı ve haksız rekabetin ortaya çıkacağını, bu nedenle ilgili STK'larla yürüttükleri standardizasyon ve sertifikasyon çalışmalarına büyük önem verdiğini bildiren Acarer, personel belgelendirilmesi konusunda da çok acil düzenlemeler yapılması gerektiğini söyledi.
Gelecek yılın Mart ayında Hannover'de düzenlenecek Cebit Fuarı'nda Türkiye'nin partner ülke olarak seçildiğini anımsatan Acarer, büyük STK'ların her türlü olanağı zorlayarak bu fuara katılmakta zorlanan küçük ölçekli işletmelere destek olacaklarına inancını dile getirdi.
Acarer, sektördeki ivmenin çığ etkisine dönüştürülebilmesi için önem arz eden unsurları ''bilgi teknolojileri ve iletişim sektöründeki ürünlerin özellikle yazılım ürünlerinin ihracat teşviklerinden yararlanabilmesi için bu ürünlerin hizmet yerine sanayi ürünleri olarak kabul edilmesi, üniversitelerin bünyelerinde bulunan teknoparkları sadece rant amaçlı değil verecekleri bilimsel katkılarla desteklemeleri, savunma sanayii, finans ve sağlık sektörlerinde bilgi teknolojilerine yönelik proje ve ihalelerde, ihale sorumlularının mevcut işletmelerin bu ihale ve projelerde yer almaları için çaba sarf etmeleri'' olarak sıraladı.
Türkiye'de 3 mobil operatörün de çok iyi teknik altyapılara sahip olduğunu ve yatırımlarını sürdürdüğünü söyleyen Acarer, bu operatörlerin de haksız yere eleştirildiklerini savundu.

-İNTERNET SİTELERİNE ERİŞİMİN ENGELLENMESİ-
Bazı internet sitelerine erişimin engellenmesi konusuna da değinen BTK Başkanı Tayfun Acarer, internet konusunda Türkiye'de yapılan haberlerin ''kamuoyunu çarpıttığını'' belirterek, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın yürütme organı olarak kendilerinden internet sitelerinin kapatılmaması konusunda ekstra çaba sarf etmelerini istediğini kaydetti.
Acarer, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yürütme organı, kamu görevlileri işleri yürütür, alınan mahkeme kararını yorumlayamaz. Facebook'la ilgili bir risk söz konusu. İnternet Başkanlığındaki arkadaşlarımız mahkeme kararlarına ekstra çaba sarf ederek, Facebook'la sürekli iletişime geçerek, burada Youtube benzeri bir sorunun çıkmamasına azami gayret gösteriyorlar. Ama maalesef yansıyan haberlere baktığımızda 'BTK, Facebook'u da kapatacak'.
Bu konuda herkesin bu olayın, sorunun özünü çözebilmemiz için sağlıklı değerlendirme yapması lazım. Sorun nereden kaynaklanıyor, önce bunu tespit edeceğiz. Sonra nasıl çözülür ona bakacağız. Eğer 'Facebook'u da kapatacaklar' gibi ucuz eleştirilere giderseniz, bu sorun dün Youtube'da vardı, devam ediyor; yarın başka sitelerde de olur.''

-''BİZİM DE BU YENİ DÜNYAYA HAZIRLANMAMIZ LAZIM''-
Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv de bilişim sektörünün sunduğu fırsatlara işaret ederek, ''Hangi sektörde performans 18 ayda ikiye katlanır? Bu kadar değişim olunca hem insanlar hem şirketler için, farklılaşmak için çok büyük kaynaklar bulunuyor'' dedi.

Bundan 2-3 sene önce dünya ekonomik krize girerken bu tür toplantılara gelindiğinde biraz kuşkulu olunduğunu fakat bugün Türkiye'nin ilk 6 ayda yüzde 10'un üzerindeki büyümeyle diğer ülkelerin gıpta ettiği bir başarı haline geldiğini ve krizden çıkan ilk ülke olarak dikkat çektiğini söyleyen Ciliv, ''Bunun yanında, teknoloji dünyası, altyapısı olarak, Türkiye'deki diğer sektörleri etkileyecek, onların farklılaşmasına imkan katacak sektör olarak dünyadaki diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda çok iyi bir yerde olduğumuzu düşünüyorum. Sektörde çok çetin rekabet olduğunu biliyorum, ama bu rekabet ile Türkiye'nin gurur duyacağı bütün sektörlerin değer çıkaracağı bir ortamı yarattığımızı düşünüyorum'' diye konuştu.

Bugün 5 milyardan fazla insanın cep telefonlarıyla birbirine bağlı olduğunu belirten Ciliv, 3G ile bunun ince bir tel olmaktan çıktığını, çok daha zengin, verilerin hızla aktığı bir döneme geçildiğini kaydetti.
Intel'e göre gelecek dönemde insanların yanı sıra cihazlarda da kullanımla birlikte 50 milyarın üzerinde sim kartın birbiriyle haberleşiyor hale geleceğini ifade eden Ciliv, ''Bizim de bu yeni dünyaya, yeni oyuna hazırlanmamız lazım. Türkiye olarak iyi bir konumda olduğumuzu düşünüyorum. Turkcell olarak artık abone sayımıza çok az bakıyoruz. Müşterimizi kullanıcı deneyimi açısından maksimum seviyede tutabiliyor muyuz, çözümü müşteriye ulaştırabiliyor muyuz, onlara bakıyoruz'' dedi.

Bu yıl Türkiye'nin yanı sıra Orta Doğu, Türk Cumhuriyetleri ve Balkan ülkelerinden de katılımcıların ağırlandığı zirvede 21. yüzyılın ikinci on yılına ilişkin stratejiler ve öngörüler ele alındı.

Bilişim Zirvesi, 5 Ekim 2010'da; birçok sektörün gelecek 10 yıldaki vizyonunu da şekillendirecek Telekom Konferansı, e-Sağlık / Tele-Sağlık Konferansı, Telekom Konferansı, Finansta Bilişim Konferansı, Yeni Medya Forumu'na ev sahipliği yaptı.

Devlet, kamu acil durum haberleşmesine 300 milyon dolar yatırım yaptı

Telekom Konferansı'nda "Acil Durum ve Kamu Güvenliği Haberleşmesi" ve "Telekomda Atılımcı Düzenleme ve Standardizasyon" gibi konular ön plandaydı. Öncelikle olağanüstü durumlarda kesintisiz çalışacak olan telsiz haberleşme sisteminin altyapı çalışmalarının sürdürüldüğünün belirtildiği panelde, kurulacak olan sistem ile ilgili olarak üzerinde çalışılması gereken konular sıralandı. Antalya'da bir pilot çalışma başlatıldığı, itfaiye, polis ve ambulans hizmetlerinin entegre olduğu ve bu sistemin gelecekte tüm Türkiye'de kullanılacağının altı çizildi.

Acil Durum ve Kamu Haberleşmesi konulu panele TÜTED Başkanı Adil Müftüoğlu başkanlık yaptı. Panele konuşmacı olarak; BTK Bilişim Uzmanı Osman Ateş, Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdür Yardımcısı Atila Çelik, Emniyet Genel Müdürlüğü Haberleşme Daire Başkanlığı Şube Müdürü Fahrettin Özdoğan, Tetra Associates Yönetim Kurulu Üyesi Jeppe Jepsen, Airwave Uluslar arası Hizmetler Müdürü John Levis ve Aselsan Profesyonel Haberleşme Sistemleri Direktörü Yavuz Bayız katıldı.

İstanbul, bölgenin finans merkezi olacak

Finansta Bilişim Konferansı'nın açılış konuşmasını yapan Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, "Batı'nın yanı sıral doğu da bizim için önemli bir potansiyel pazar, bankacılar için önemli fırsatlar söz konusu. Mısır'a bile bankacılık teknolojilerimizi götürebiliriz. İstanbul finans merkezi olacak, hem de sadece Türkiye'nin değil bölgenin finans merkezi olacak. Önümüzdeki 18-21 ayda bu finans merkezinin faaliyete geçmesi planlanıyor" dedi.

Bankalar saniyenin binde biri için yarışıyor

Finansta Bilişim Konferansı'nda konuşan SPK Başkanı Vedat Akgiray, internetin herkese oturduğu yerden alım-satım yapma imkanı verdiğini belirtirken teknoloji sayesinde Avrupalıların da Amerikan borsalarında yer alabildiğini bunun 20 yıl önce savaş sebebi olduğunu ifade etti. Teknolojinin finans sektöründe kullanımında hız ve güvenliğin çok önemli olduğunun altını çizen Akgiray, "Bazı bankalar hatlarda zaman kaybetmemek için doğrudan sunucularını borsaya bağlamak istiyor. Hızlı olan kazanıyor ve saniyenin binde biriyle ölçülen zamanlarda fiyatlar değişebiliyor" dedi.

Bilişim doktorları zorunlu bir ihtiyaç!
Bilişim Zirvesi'nin ikinci günündeki tematik konferanslardan biri de sağlık sektörü üstüneydi. E-Sağlık/ Tele-Sağlık Konferansı'nın sunuşunu yapan Tıp Bilişimi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Cenk Tezcan, sağlığın giderek birey odaklı olmaya başladığını ve kişiselleştiğini söylerken, bilişimin doktorların bir alternatifi değil, doktor ve hemşirelerin işini kolaylaştıran bir bileşen ve artık kullanımı zorunlu hale gelmeye başlayan bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Konferansta konuşma yapan Oracle Doğu Avrupa Sağlık Sektörü İş Geliştirme Direktörü Miroslav Koncar ise; sağlıkta maliyetlerin yükseldiğine, bu maliyetlerin önüne geçmek için bilişimden yararlanmak gerektiğine dikkat çekti. Avrupa e-sağlık pazarının 15 milyar avroya ulaştığını, EMEA Bölgesi'nde ise BT pazarının yüzde 6'sını e-sağlık yatırımları olduğunu söyledi.
 
T.C. Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Ekrem Atbakan ise, son 8 yılda sağlık alanında gerçekleştirilen iyileştirmeler ve yenilikleri hatırlatırken, projelerin sonuçlarını alma dönemine girildiğini, evde sağlık hizmetlerinden elektronik reçete uygulamasına kadar birçok alanda ileriki dönemlerde projelerin artarak süreceğini kaydetti.

Levent Erden: Facebook'ta sayfan varsa medya sahibisin!

Interactive Advertising Bureau Başkanı Levent Erden, Yeni Medya Forumu'nda yaptığı konuşmada medya sahipliği kavramının değiştiğinin altını çizdi: "Bugün sadece gazete patronu olmak medya sahibi olmak için yeterli değil, Facebook'ta sayfan varsa medya sahibisin. Türkiye'de artık 25 milyon medya sahibi var! Bugün ortak konuşma değerleri yok. Eskiden tüm Türkiye tek bir TV kanalını izlerdi ve ertesi gün herkes aynı şeyi konuşurdu. Şimdi ise her birimiz ayrı koltuklarda, farklı ekranlara bakıyoruz. Bu da tekilleşmeyi beraberinde getiriyor; asıl değişim bu" dedi.


Bu Haberin Fotoğraf Galerisi

Bilişim Zirvesi´10 - Sektörlerin Gelecek Vizyonları Bilişim Zirvesi´nde Belirlendi! Bilişim Zirvesi´10 - Sektörlerin Gelecek Vizyonları Bilişim Zirvesi´nde Belirlendi! Bilişim Zirvesi´10 - Sektörlerin Gelecek Vizyonları Bilişim Zirvesi´nde Belirlendi! Bilişim Zirvesi´10 - Sektörlerin Gelecek Vizyonları Bilişim Zirvesi´nde Belirlendi!
Bilişim Zirvesi´10 - Sektörlerin Gelecek Vizyonları Bilişim Zirvesi´nde Belirlendi! Bilişim Zirvesi´10 - Sektörlerin Gelecek Vizyonları Bilişim Zirvesi´nde Belirlendi!